Emrah Gker
Birgn, 3 Temmuz 2004
NATOya Hayır kampanyalarımız Trkiyedeki emperyalizme ve savaş yardakılığına karşı muhalefet potansiyellerini hkmete baskı yapmak ve sağlam bir karşı-hegemonya siyaseti kurmak bağlamında yeterince harekete geirilebildi mi? Kızmadan, bozulmadan, harekete verdiğimiz onca emeği ve sokakları şenlendiren onbinlerce yurttaşımızı coşkuyla takdir ederek, nereye geldiğimiz ve buradan nereye gidebileceğimiz hakkında konuşmak gerekiyor.
Başta toplumsal hareket rgtleri (TH֒ler) olmak zere eşitli aktrlerin dayanışma, yardımlaşma, ekişme gibi ilişkiler iinde olduğu bir mcadele alanı olarak savaş karşıtı hareket, tahkim edilmeye başladığı 2001den bu yana harekete karşı sempatizan, seyirci ve hasım konumunda bulunan oğunluğu iine ekecek, dnştrecek bir ekim kuvveti oluşturamamış gzkyor. İzninizle biraz şeytanın avukatlığını yapayım ve bazı zayıflıklarımıza işaret edeyim.
Neyi talep, neye ikna ediyoruz?
Şimdiye dek, ABD, İngiltere ve İsrail ynetimlerinin yalanlarını ve insanlık sularını, Irak, Filistin ve Afganistan işgallerinin vhim sonularını, Trkiyenin NATO yeliğinin tarihteki ve bugnk mliyetini ve sakıncalarını defalarca ifş ettik. Busha ve temsil ettiklerine olan haklı kızgınlığımızı yurttaşlarla paylaştık.
Bunları yaparken dnya muhalefetiyle kurduğumuz sıkı muhabbet ortada. Lkin hangi politik renkten olursak olalım hareketimizin muhatabı olarak ister istemez karşımızda bulduğumuz AKP iktidarı ve sırtını dayadığı burjuva ittifakından (ve bu bloğa karşı) tam olarak ne talep ettiğimiz, dış politika retenler ve lke iinde medya tekelleri ve polis şiddeti syesinde halkın rızasını (kamuoyunu) inş/ict edenler zerinde hangi kanallardan baskı kurmayı hedeflediğimiz meselesi hareketimizin zayıf noktalarından biri. Halk muhalefetini ocukluk, işe yaramaz diye kmsemeye kalkan işbirliki politikacılardan TV ekranlarında mill menfaat vaazı veren stratejistlere kadar birok hasmımızın nfuz alanını daraltmak iin asgar bir program zerinde anlaşabildi mi hareketimiz? Yoksa koalisyonlar iinde grup kimliklerinin tvizsiz savunması ihtiyacımız olan eklemlenmelerin nn m tıkadı?
Dahası, eğer Trkiye yurttaşlarının oğunluğunu oluşturan (iş sahibi ya da işsiz) emekilerin gndemlerini birincil olarak karnını doyurmak, yakınlarına gz kulak olmak, boynunu dik tutmak, mutlu hissetmek gibi dertlerin meşgul ettiği doğru bir tespitse, savaş karşıtı kimliğimizle attığımız nutukların (militan emekiler olan biroğumuzun da paylaştığı) bu dertlerle ilişki kurup kuramadığı da cevaplanması gereken bir sorudur. Şimdiye dek sendika ve meslek rgtleriyle kurulan (bazen gerilimli de olabilen) ilişkiler dışında hareketimiz kklerde, ile, kasaba, mahalle dzeylerinde ne kadar tutunmuştur? Olumsuzlayıcı taktikler (mesel Bush imgesini, işkence fotoğraflarını ne ıkarmak) insanların meşru fkesini sokağa taşıyabilmek bbında işe yarıyor kuşkusuz. Ama orta vdede olumlayıcı eylem biimlerine ağırlık vermek gerekmez mi? İnsanların militarizmin ulusal ve uluslararası sonuları hakkında yerel dzeyde bilgilendirilmesi, Pentagon ve IMF, savaş ve yoksulluk arasındaki ilişkilerin slogandan başka formlarda ifş edilmesi, işsizlik ve aşsızlığa dev retecek AKP karşıtı aşağıdan rgtlenme faaliyetlerine ağırlık verilmesi gibi?
Kimleri neye ikna etmeye alıştığımız nemli, zira insanları btn Amerikalılardan ya da btn Yahudilerden nefret etmeye davet eden, komplocu ve elle tutulur bir sosyal adalet vizyonu olmayan bir anti-emperyalizm ile onları ateşlemek ok daha kolay.
Savaş karşıtı ve alternatif kreselleşme hareketleriyle muhabbetimizi kurarken şu ulustesi mitine karşı da uyanık kalmalı. Gerek insan hakları, evre, kadın gibi meselelerde eşitli lkelerde aktif olan (ve BM gibi uluslararası kurumlarla mli, lojistik, vs. ilişkiler kuran) rgtler, gerekse de sosyal forum sreleri iinde ne ıkmış sol kimlikli ulustesi TH֒ler bağlamında glenen bir kresel sivil toplum sylemi var. Bu pek nahif kavramla vakit kaybetmeden bir şeye işaret edilebilir: Ulustesi, ulusal (ve kentsel, mahalli, vs.) dzeyde kk salmak, halk iinde rgtlenmek gibi bir derdi olmayan profesyonelleşmiş grupların kolayca ama etkisizce sarıldığı, te yandan Brezilyada kk salan Topraksızlar Hareketi gibi grupların başka kyl-işi hareketleriyle buluşup bir kresel seferberlik aracı olarak kullanabildikleri bir mit.
Antikapitalist hareket bağlamında ne ulustesine karşı ayrılıkı bir mevziden ulusalı gklere ıkarmak, ne de ulustesini fetişleştirmek anlamlı. 1996da Zapatistalar Chiapastan şu mesajı veriyordu: Umudun, mcadelenin, dayanışmanın ve yardımlaşmanın Enternasyonalini neriyoruz. Bir halk iin kendini zgrleştirmek hibir zaman bu kadar zor olmamıştı, uluslararası mcadele bu yzden ok nemli. Ne var ki, değişimin temeli, her lkenin kendi tecrbesi ve kltr iinden vereceği mcadele olmak zorundadır.
Bu konuda sosyal bilimlerin rehberliğine de başvurabiliriz. eşitli araştırmalar toplumsal hareket eylemliliğinin sylendiği kadar uluslararasılaşmadığını, eylemliliğin (kresel dinamiklerin parası olsalar da) ağırlıklı olarak ulusal hedeflere yneldiğini gsteriyor.[1] rneğin Doug Imig ve Sidney Tarrowun 1983-1995 arasında Avrupadaki 19,330 protesto olayını inceledikleri araştırma bu eylemlerin %95.9unun Avrupalı değil, ulusal hedefleri olduğunu belgeliyor.[2] Pascale Dufour da 1995 Fransa grevlerinden sonra hareketlenmeye başlayan ve işsizleri rgtleyen Fransız TH֒lerin Avrupa aplı dayanışmalarını nasıl ulusal dzeyde baskı kurmak iin kullanabildiklerini gsteriyor.[3] Son olarak Meksikadaki Zapatista hareketini ve Kanadadaki oktaraflı Yatırım Anlaşması (MAI) karşıtı hareketi karşılaştıran Jose Johnston ve Gordon Laxer, her iki rnekte devlet aktrlerini hedef alan yerli mcadeleler ile ulustesi dayanışma ağları arasındaki diyalektiğe dikkat ekiyorlar.[4]
zetle, ulustesi dayanışma imkanlarının artmış olması, hareketimiz iin ulusal hedeflerin nemsizleştiği anlamına gelmiyor. Savaş ve kapitalizm karşıtlığını, sokakın fetişleştirildiği, iine kapalı grupların olumsuzlayıcı sloganlarından ibaret bir gsteri değil, popler-demokratik bir kitle hareketi olarak kurmamız, bu sayede muktedirlerin oyun alanlarını daraltmamız gerekiyor. Gerek Avrupada, gerek Ortadoğuda ya da ulustesi sosyal forum srelerinde dahil olacağımız ağlar, ne idğ belirsiz bir kresel sivil toplumun parası olacağımız iin değil, AKPnin dış politikadaki işbirlikiliğini ve i politikada (destekileriyle birlikte) srdrdğ emeki dşmanlığını sona erdirmeye yapacağı destek iin nemli. Aynı anda da, Trkiyedeki toplumsal muhalefet kresel direniş srelerinin bir parası olmuş olacak. Mart 2003te tezkerenin reddi srecinin hareketimize sağladığı itibar, Trkiyeli savaş karşıtlarının Irak Dnya Mahkemesi hareketine yaptıkları byk katkılar bu diyalektik iinde grlebilir. Glenmek istiyorsak, AKPnin (ve hayranı bazı liberallerin) pek bbrlendiği demokratikleşmenin hkmetin bir ltfu değil toplumsal muhalefetin eseri olduğunu gsterebilmeliyiz. Diğer halkların mcadelelerine Trkiyeden yapacağımız en byk katkı da bu şekilde olur.
[1] Bazı rnek alışmalar: Doug Imig ve Sidney Tarrow (2001) Mapping the Europeanization of Contention: Evidence from a Quantitative Data Analysis, Doug Imig ve Sidney Tarrow (der), Contentious Europeans: Protest and Politics in an Emerging Polity iinde; Dieter Rucht (1999), The Transnationalization of Social Movements: Trends, Causes, Problems, Donatella della Porta vd. (der), Social Movements in a GlobalizingWorld iinde; Charles Tilly (2004) Social Movements, 1768-2004.
[2] Doug Imig ve Sidney Tarrow (1999) The Europeanization of Movements? A New Approach to Transnational Contention, Donatella della Porta vd. (der), Social Movements in a GlobalizingWorld iinde.
[3] Pascale Dufour (2003) Resistance Against Poverty, Resistance Against Globalisation: A single fight? A Comparative Perspective on New Forms of Social Protest, Yeni Dnya Dzenine Meydan Okumalar: Anti-kreselleşme ve Alternatif Kreselleşme konferansına sunulan tebliğ, 30-31 Mayıs 2003, Amsterdam.
[4] Jose Johnston ve Gordon Laxer (2003) Solidarity in the Age of Globalization: Lessons from the Anti-MAI and Zapatista Struggles, Theory and Society 32: 39-91.