| Noam Chomsky ve Howard Zinn’in de aralarında bulunduğu 76 aydın 14 Eylül’de yayınladıkları bir bildiriyle¹ ABD başkanlık seçimlerinde Bush’a karşı Yeşillerin adayı Nader yerine Demokrat J. Kerry’yi destekleyeceklerini açıkladı. Açıklamayı okuyunca, aklı başında olan herkesin sorası gelmiştir: Nasıl yani? Bildiriyi yayınlayan 76 aydın 2000 seçimlerinde, anti-militarist ve emek yanlısı bir programı savunan Ralph Nader’i destekleyen “Nader 2000 Yurttaşlar Komitesi” içinde yer almışlardı. Yakın zamana kadar da Kerry’nin programını doğru bulmadıklarını ve yine Nader’i destekleyeceklerini ima ediyorlardı. Ama seçimler yaklaşınca işler değişti ve bu 76 kişi “öncelikli amacın Bush’u iktidardan uzaklaştırmak olduğunu ve Kerry seçilirse güçlü bir sosyal muhalefetle denetim altında tutulabileceğini” düşündükleri için Kerry’ye destek vermeyi uygun buldular. Bush’a karşı savunulan Kerry, “...[Irak savaşının] etkisizce düzenlendiğini iddia ediyor. ABD denetlemelerin sürmesine izin vermeliydi. ABD geleneksel müttefikleri ile daha yakın çalışmalıydı. Ve Kerry bunu yapacağına söz veriyor. ABD’nin askeri gücünü arttırmasını öneriyor, yoksa Irak’tan çekilmeyi değil.” (I. Wallerstein) “Kerry Irak ve Afganistan’daki ABD askerlerinin sayısını 40 bin daha artırma ve askeri bütçeyi Bush’un harcamakta olduğu 400 milyar dolarlık bütçenin ötesine genişletme sözü veriyor. “İsrail’e ve Şaron’a koşulsuz destek” vaat ediyor ve İsrail’in duvarına karşı 6’ya 150 oy kullanan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na saldırıyor. Latin Amerika’ya daha fazla askeri müdahaleyi destekliyor. Bush’u Arjantin’deki müflis De la Rua rejimine ve Bolivya’daki çürümüş Sanchez de Losada’ya güçlü bir destek vermemiş olmakla eleştiriyor.... Kerry Miami’deki Kübalı Amerikan aşırılarını ve Venezuela’daki Chavez-karşıtı darbeci liderleri destekliyor. Özetle Kerry mevcut sağcı aşırılıkçı Başkan Bush’tan bile daha militarist ve müdahaleci.” (J. Petras) Bizim yaptığımız da iş mi şimdi? Adamlar Kerry’ye destek bildirisini yayınlarken zaten şöyle diyorlar: “toplumsal muhalefetle Kerry kontrol altında tutulabilir ama Bush gitmezse güçlü bir toplumsal muhalefetin de etkisi olmayacak.” Hem şu “güçlü bir toplumsal muhalefet yaratmak” konusunda da üzerinde durulması gereken bir deneyime sahipler: Anti-Bush kampanyaları ve ‘Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu’. Kerry’ye destek bildirisini yazanlardan dördü (Chomsky ve Zinn hariç değil) Irak savaşı üzerine, diğer ülkelerden de birçok aydınla birlikte Küresel Barış ve Adalet Bildirisini yazarak imzaya sunmuş ve savaş karşıtı hareketin eksenine “Bush karşıtlığını” oturtmak gerektiğini savunmuştu. Böylece savaşları durduracak kadar güçlü bir toplumsal muhalefet yaratılabilecekti. Vaktiyle, bu anlayışın asıl işlevinin muhalefeti genişletmek değil emperyalist politikalar karşısında etkisizleştirmek olduğunu söyleyenlere aldırış etmediler. Hatta Türkiye’de aynı çizginin temsilcileri savaş karşıtı hareketin zayıflıklarını, Bush Karşıtlığını sistem eleştirisinin önünde tutmamak gerektiğini savunanlara yıktılar. Kendi düşüncelerinde ise bir kusur göremediler. Söz konusu (Bush karşıtı) muhalefetin fikir babaları, bugün, savaş karşıtı harekete dayanan ilerici bir alternatifin değil Bush’tan daha militarist olduğu bilinen ancak emperyal müdahaleciliği tek taraflılıktan kurtararak güvence altına almayı vaat etmek gibi de bir artısı olan Kerry’nin ardına (kerhen?!) dizildiler. Savaş karşıtı hareketin yükseldiği bir dönemde muhalefeti yönlendirmeyi Bush ekibi dışındaki ABDli egemenlere bıraksalardı sonuç ne kadar farklı olabilirdi ki... Aynı zaman kesitinde şişirme kahramanımız Michael Moore ekranlarda, beyaz perdede belirmişti. O da sıkı bir Bush karşıtıydı. 11 Eylül’de gösterime giren Fahrenheit 9/11’i seyretti iseniz bu şişko/şişirme kahramanın tam anlamıyla sistemin değil bir kliğin, Bush’un karşısında ve inkar edilemeyecek şekilde de Kerry’nin arkasında durduğunu görmüşsünüzdür. Filmi izleyenlerin aldığı mesaj, “Bush’tan kurtulmak için ne gerekiyorsa onu yapmak lazım”dır. Bunun bugün Amerika’daki karşılığı da “Bush’a oy verme, Nader’e oy verme, Kerry’ye oy ver”dir. (Bush karşıtı kampanya yürüten internet sitelerinde Nader’e giden oyların aslında Bush’a verilmiş olacağı propaganda ediliyor, bizde ÖDP’ye oy verenlerin AKP’ye oy vermekle suçlanması gibi) Tutup da sistemi adam akıllı eleştirmiyor diye Moore’a kızacak değiliz, ama siyasal eleştiri alanını Moore tarzına teslim edip adam akıllı sistem eleştirisi yapmayanlara, yapanları toplumsal muhalefeti daraltmakla suçlayanlara da sormak lazım: Kısmetiniz ortada, sahi siz neye niyet etmiştiniz? Biraz daha dikkatli bakanlar Para Sihirbazı Spekülatör Soros’un elini de sahnede görebilir. Soros servetini Bush karşıtı kampanyalara aktaracağını ilan etmiş ve çeşitli kanallardan Moore da dahil pek çok kişi ve organizasyona sponsor olmuştu. Muhalefeti Bush'un kaşısından Kerry'nin arkasına yürüten tuhaflık Soros'un sihri olabilir mi? Sadece Soros’un sihri değilse elbette; bir yanılsama, perspektif hatası. Yanılsama da malum sol çizgiden başkasının değil tabii. Sonuç olarak ben de ABD başkanlık seçimlerini Kerry’nin kazanmasını isteyenlerdenim. Chomsky ve Zinn’i doğru bulduğum için değil elbette. Bush karşıtlığını ön planda tutmakta ısrar edenlerin, bunu 1 Mart’ı yaratan savaş karşıtı harekette bir bölünme gerekçesi yapanların, savaş karşıtı hareketi sistem dışı ve sistem karşıtı bir hareket olarak örgütlemeyi savunanları NATO protestolarında “muhtelif yamukluklar” yapmış olmakla suçlayanların oturup da “biz ne ettik?” diye düşünmelerinin görünür gelecekteki biricik vesilesi olacağı için. Selim Demir ¹ http://vote2stopbush.com/
| |